12:47 pm - Monday 10 December 2018
Advertisement

“En büyük hatam gazete almaktı”

By Esra Apaydın - Cum Şub 10, 3:47 pm

Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet’ten açıklamalar.

Bloomberg HT’nin haberine göre, Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet, televizyonlarını tamamen satmayacaklarını, ortaklık düşüneceklerini belirtti.

İstanbul’da bulunan Malatyalı İşadamları Derneği’nin 48. aylık toplantısına misafir konuşmacı olarak katılan Karamehmet, “Çok büyük hatalarımız oldu tabi. İnsanlara çok imkanlar verdik, ama kontrol etmesini yapamadık. Bunlar hatalarım oldu. Hayatta ders aldığım kişiler de oldu. Bunlardan biri rahmetli Vehbi (Koç) Bey’dir. İkincisi Ayhan Şahenk Bey oldu. Bunlar hakkaten çok  oturaklı, ileri görüşlü işadamlarıydı. İleri görüşlerinden istifade ederek bugünlere geldik” dedi.

Bugüne kadar yaptığı yatırımlar ve bundan sonraki planlarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Mehmet Emin Karamehmet, en büyük hatasının medyaya girmek olduğunu, bu sektöre de zaten istemeyerek, yani zorla girdiğini söyledi.

İŞTE KARAMEHMET’İN AÇIKLAMALARI:

İş teklifleri geliyor. Bir karar veriyoruz ondan sonra da arkadaşlarla konuşuyoruz. Ama bu teklifler bana geliyor ve ben karar veriyorum. Belki çabuk karar verdiğimiz için bazı hatalarımız oluyordur. Ama elbette hiçbirşey takımsız omaz. Takımda çalışmış arkadaşlarımın da başarıları var bu işte. Şimdi bazıları başka işlerde çalışıyor. Hüsnü Özyeğin olsun, başka arkadaşlar olsun. Bize çok katkılar sağladılar.

TURKCELL’İ TESADÜFEN ALDIK
Turkcell ve Digitürk aşağı yukarı birbirinin devamı olan işler. Bazen tesadüfler de yardımcı oluyor. Mesela Turkcell’de biz ihaleye girdiğimizde Türkiye çok büyük bir krizdeydi. Biz de bu işe, diğer arkadaşlardan saklayarak girdik. Çünkü kızacaklardı bize. Tesadüf oldu. 4 defa ihale yapıldı. Dördüncüde ortağımız, “Artık biz girmek istemiyoruz” dedi. Yabancı ortak lazımdı. Bir adam Beyrut’tan geldi. Ortak oldu. Adamın o günkü şansıyla da biz ihalede ikinci olduk. Birinci olan imza atamadığı için bizi de çağırdılar. “Aynı şartlarda imza atarsanız iki kişiye vereceğiz” dediler. Öyle aldık Turkcell’i.

TURKCELL HİKAYESİ ÇOK YANLIŞ BİLİNİYOR
Turkcell projesie çok yanlış biliniyor. Turkcell projesinde fizibiliteler geldiği zaman, fizibilite raporunda 30 bin adet satış görünüyordu. Fakat o sırada araba telefonları vardı. MTM 450, daha büyük telefonlar vardı. Onlardan sadece 1 senede 100 bin tane satılmış. Dolayısıyla rakamlar doğru değil dedik. Belki diğer firmalara da 30 bin diye bir fizilibilite raporu gittiyse, onlar da rantabıl görmemiş olabilirler. Onları bilmiyorum ama biz daha fazla satar diye düşündük.

Digitürk zaten Turkcell’in devamı oldu.

MEDYAYA ÖZER ÇİLLER’İN ZORLAMASIYLA GİRDİK
Petrol yatırımımız, apayrı birşey. Irak’ta bir fırsattı. O fırsatı gördük ama çok uzun süre de finanse ettik. “Kumardı” diyebilirim. Ama bugün iyi bir durumda. Medyaya ise zorla girdik. Özer Çiller Bey’in ısrarıyla zorla girdik. Niye girdik, onu da bilmiyorum. Çünkü öyle birşey ki ne yazsanız bir tarafa dokunuyor. Kimseyi memnun edemiyorsunuz. Kontrol edemiyorsanız çok riskli bir yer. Kimseye yaranamıyorsunuz. ne hükümete yaranabiliyorsunuz, ne de öbür tarafa. Girmemek daha doğruydu aslında. Ama nasıl çıkacağız bilmiyorum.

SHOW TV’YE ORTAK ALABİLİRİZ
Son zamanlarda televizyonlar için dışarıdaki kuruluşlar teklif veriyorlar. Ortak alabiliriz tabii. Ama tamamıyla satmayı düşünmüyoruz. ATV’ye çok büyük iki üç kuruluş talip. Ama fiyatları tutmuyor sanıyorum. Olur mu bilmiyorum.

GAZETE ALMAK ÇOK BÜYÜK BİR HATAYDI
En büyük hatamız nedir? Daha büyüğünü yapacağız belki bilemem. Ama bir tanesi gazete. Oraya girince taraf tutuyor gibi oluyorsunuz. Basın, kontrol etmesi çok zor. Bir kelimeyi değiştirseniz bile, adam “yazımı değiştirirseniz ben gidiyorum” diyor.
Sizin hata diye görmediğiniz bir yazıyı başka biri hata diye görüyor. Zaten gazetecilik öyle bir meslek ki; eskiden gazete sahipleri bu gazetelerin aynı zamanda editörüymüş. Bütün yazıları okurmuş. Halbuki şimdi şirket gazeteciliğine döndüğünüz zaman, sizin orada hiçbir kontrolünüz yok. Veya adamlara yeteri kadar serbestlik vermiyorsunuz demek. Basın bence benim için büyük bir hatadır. Ama herkes için olmayabilir.

Keşke dediğiniz neler var?
Yaşlandıkça dönüp bakıyoruz. Biraz daha tatil yapsak daha iyi olabilir miydi diye düşünüyorum. Ama sonra bakıyorsunuz, yapmak istediğiniz bir sürü şeyi yapamayacaksınız bundan sonra.

ENERJİDE YAPTIĞIMIZ HATA ÇOK PAHALIYA PATLADI
İşin sonu yok. Bir sürü projelerimiz de var. Onlardan birkaç tanesini yapacağız inşallah. Onlardan biri de enerji. Biliyorsunuz, enerjide çok büyük bir hata yaptık. Bu, hatalardan bir tanesiydi. İşlere girerken ortağınızı çok iyi tanımanız lazım, ondan sonra girmek lazım. Enerjide öyle bir hata yaptık. Çok da pahalıya patladı bize.
Ama devam ediyoruz. Bir iki tane enerjiyle ilgili projelerimiz var.

TURKCELL’İN YAPAMAYACAĞI HİÇBİR ŞEY YOK
Turkcell, Türk markası kalsın diye bütün gücümüzle çalışıyoruz.  Son 5 senedir zamanımızın belki yüzde 80’i oraya gitti. inşallah belli bir zaman sonra da mutlu sona ulaşırız. Turkcell, bizim için de ama Türkiye için de çok büyük bir marka. turkcell’in yapamayacağı hiçbirşey yok. Turkcell bölgede başka şirketleri alabilir. Turkcell’in başka bir yere girmesiyle çok daha fazla insana iş sahası açılabilir. Mesela bize fırsatlar geldi, bir tanesini kaçırdık. Devam da ediyoruz ama aşağı yukarı 17 Afrika ülkesinde bir numara olan bir şirket satılıyordu. Turkcell’in de nakdi vardı. Yani alabilecek durumdaydı. Ortaklarımız mani oldu.

BİZDE OLMASA BİLE TÜRK MARKASI KALMALI
Böyle birşey bizim birçok işadamımıza, müteahhitlerimize Afrika’da birçok saha açardı. Bunu yapamadık. Ama daha da devam ediyoruz. Turkcell, hakkaten Türk markası kalması lazım. Azerbaycan, Kazakistan, Moldova, Gürcistan, Moldova, Ukrayna, Belarus hep Turkcell’de çalışanların gücüyle alınmış yerlerdir. Buralarda birçok Türk çalışıyor. Onların tecrübeleriyle de başka yerlerde alım yapmak mümkün.  Bizde olmasa bile Türk markası kalmalı.

DİGİTÜRK İHALESİNDE RAKAMI BEN VERMEDİM, GENEL MÜDÜR VERDİ
Digitürk ihalesinde benim hiçbir katkım olmadı. İhaledeki rakamlar genel müdürün karar vereceği yetkiler çerçevesindeydi. Bize, “Cesaretlendirmek için yanımızda oturun lütfen” dedi. Onun için oturuyorduk biz ihale masasında. Ben sadece verilen rakamları yazıyordum kağıda. Tamamen genel müdürün yetkisiyle verilen rakamdı o. İhale öncesinde çıkılabilecek bir rakam belirlemiştik zaten. İhale sırasında tek kelime karışmadık.

ŞİKE MESELESİ: ZARAR DA OLUR KÂR DA OLUR, FENERBAHÇE’NİN DÜŞMEYECEĞİNE İNANIYORUZ
Şike meselesine gelince. Çok büyük zararımız oldu. “Zarar da olur, kâr da olur” diyoruz. devam edeceğiz. Bırakmayı düşünmüyoruz. Fenerbahçe’nin düşmesi şahsen hoş olmaz  ama düşmeyeceğine de inanıyoruz.

2023’TE 500 MİLYAR DOLARLIK HEDEF ÇOK AZ, KATLAMALIYIZ
2012 senesinde dünyada kendisini kurtaran devletlerden biri ABD. IMF’nin söylediğine göre dördüncü çeyrekte yüzde 2.8 büyüme gerçekleştirmişler.
Bunun haricindeki bütün devletler, ABD hariç, hepsi küçülme bekliyor. Bir tek Türkiye yüzde 4 gibi bir büyüme öngörüyor. IMF bunu daha az görüyor ama Türkiye’nin yüzde 4 büyümeyi yapacağını, belki de geçeceğini düşünüyoruz. Yunanistan kurtarılırsa Türkiye yüzde 4 büyümeyi de geçebilir. 2 ülke bu yüzde 4 büyümeyi geçebilir. Biri Türkiye, diğeri ise Kuzey ülkelerinden biri.

Merkez Bankası çok yerinde para politikasıyla yardımcı oluyor. Bütçe açığımız azalıyor. Sosyal sigortalar kurumunun açığı azalıyor. Her türlü gösterge Türkiye’nin lehine. Fakat dikkat çekmek istediğim bir konu var. Tarihin tekerrü ettiği. Son zamanlarda konuşuluyor: Ermeni hadisesi. Türkiye’nin 1. Dünya Savaşı’ndan biraz önce kendini müdafaa etmesi gibi.

O tarihte, dış devletlerin müdahalesiyle bazı hadiseler olmuş. Aynı hadiseleri bugün de görmek mümkün. Bugün Suriye, İran, etrafımızdaki bütün ülkeler… Birşeylere çok dikkat etmemiz lazım devlet olarak. Bizi istemediğimiz şeylere itebilirler.
Bunun haricinde 2012 senesinin ilk başlarda biraz sıkıntılı da olsa iyi geçeceğine inanıyorum. Gerçi bazı bakanlarımız biraz daha düşünceli bu konuda. Çünkü Avrupa’daki krizden dolayı ihracat yaptığımız yerlerin biraz tıkandığını düşünüyorlar.

Çok daha değişik yerlere giderek ihracatımızın artırılması gerektiğini düşünüyorlar.
KOBİ’lere çok büyük destek vermemiz lazım ki ihracatımız büyüsün.

İhracatta 2023 pedefi 500 milyar dolar gibi görünüyor. Ben 1980’de Kore’ye gittim. İhracatı 25 milyar dolardı. Bizimki 2.2 milyar dolardı. Bugün Türkiye’nin ihracatı 136 milyar dolar. Kore’ninki 450-500 milyar dolar arasında. Bizim 2023’e koyduğumuz hedef 500 milyar dolar. Bence çok düşük bir hedef. Bu rakamın biz kat kat üzerine çıkmamız lazım. Çünkü enerji ihtiyacımız ithalatımız bizi 500 milyar dolarla rahat bir noktaya getirmez. 2023’te 500 milyar doları katlamamız lazım. Bu da KOBİ’lerle, özel sektörün başka pazarlara gitmesiyle, Afrika ülkeleri gibi. Buralarda da ben büyük imkanlar görüyorum. Libya’dan sonra Afrika ülkelerinin bir kısmı Libya’nın hegemonyasından kurtuldular. Şimdi her biri yatırım yapmayı, mal almayı deneyen ülkeler oldu. Buralarda zenginlikler çok büyük. Bilhassa petrol gibi enerji ihracatları buralara büyük paralar getirecektir.

Irak ikinci büyümemiz gereken yer. Çok büyük imkanları var. Kuzey Irak, Basra olsun. Buralarda da yerimizi almalıyız.

Firmanı Kaydet bizi Twitter da takip et, Facebook da ekle. RSS servisimize üye ol

Cevap bırak.

Yorum yazmak için Giriş yapmalısınız.