01:56 pm - Monday 10 December 2018
Advertisement

Endülüs Zamanı

By Esra Apaydın - Paz Ağu 26, 7:10 pm

6 yüzyıldan fazla Müslüman egemenliğinden sonra 1474’te Hıristiyan yönetimine geçen bölge, kültür ve mimarisiyle insanlığa bırakılmış bir hazine…

Öyle bir kalemde anlatılamaz Endülüs. İki dev medeniyetin buluşma noktasında sadece flamenkodan boğa güreşine, mimari harikalardan doğal güzelliklere somut gerçekler yok çünkü. Elle tutamadığınız, gözle görmediğiniz bir şey etrafınızı sarıyor bu topraklarda. İspanya’nın güneyinde, Endülüs adı verilen bölgede aslında 9 şehir var. Ancak Endülüs denince akla bir üçgen geliyor: Cordoba, Sevilla, Granada. Sondan başlayalım.

MÜZE KENT: GRANADA
Bu üçgenin güneyindeki Granada’da Arap hakimiyeti 8. yüzyılda Mağribiler’in işgaliyle başlıyor. Kent, Nasri Sultanlığı’nın yönetiminde altın çağını yaşıyor ve kültür merkezi haline geliyor. Hıristiyan yönetimi altında Rönesans’ı yaşayan Granada, 19. yüzyılda gözden düşse de 1870’lerde restorasyonlarla itibarı iade ediliyor. ‘Albaicin’ tarihi kentin merkezi sayılıyor ve Elhamra Sarayı’nı tam karşıdan görüyor. Albaicin’in labirenti andıran ve tümü restore edilmiş sokaklarını tırmanan turistlerin tek amacı, yüksek teraslardan Elhamra’yı fotoğraflamak. Burada öncelikle 11. yüzyıldan kalma Mağribi hamamı ‘El Banuelo’yu görün. Albaicin’in teraslarından biri olan ‘Plaza del Almada’da ’empanada’nızı (ton balıklı pizza gibi) yiyip ‘cafe con leche’nizi (sütlü kahve) içerek yaşadıklarınızı gözden geçirin. Aslında sırf Elhamra Sarayı’nı görmek için bile gelinir Endülüs’e. Adını, yapımında kullanılan renkli malzemeden ve günbatımında dönüştüğü ‘kırmızı’dan (el-hamra Arapça’da kırmızı) alan saray İspanya’daki Arap egemenliğinin son büyük eseri ve dünyanın en güzel saraylarından.

BİZİ AYIRAN NEHİR
Üçgenin ikinci ayağı Sevilla. Sokaklarında o bildik kıyafetleriyle flamenkocu kızları görürseniz şaşırmayın. Endülüs kökenli bu dansın kalbi Sevilla.
Guadalquivir Nehri, kenti ikiye bölüyor. Nehrin iki yakasını adım adım dolaştım ve irili ufaklı restoran kafelerde (İspanyollar bu tür mekânlara ‘bar’ diyor) soluklandım. İdeal akşam yemeği sardalye, salata ve sangria’dan oluşuyor. Bölgede görebileceğiniz eserler arasında İspanyol ressam Murillo’nun tablolarının süslediği ‘Hospital de la Caridad’ı ve 18. yüzyıla ait arena ‘Plaza de Toros de la Maestranza’yı sayabilirim.
Bu güzel ve canlı kentin turistleri en çok ilgilendiren bölgesi ise ‘Santa Cruz.’ Çünkü büyük katedral ve Mağribi tarzı kulesi La Giralda ile muhteşem bahçeler silsilesiyle süslü ‘Reales Alcazares’ adlı kraliyet sarayları bu bölgede. Sevilla Katedrali, 1147’de kente gelen Muvahhidler’in 1198’de yapımını bitirdiği büyük cami yerine yapıldı. Tam bir yüzyıl süren çalışmalar sonucunda Avrupa’nın en büyük katedrali ortaya çıktı. Hemen yanındaki 96 metrelik ‘La Giralda’ adlı çan kulesi ve avlu, yıkılan camiden arta kalan bölümler. Kristof Kolomb’un (İspanyollar ‘Cristobal Colon’ diyor) lahtinin bulunduğu katedral gerçekten etkileyici ve dinler tarihi açısından anlamlı.

10 YÜZYILDIR CORDOBA
Ve üçgenin tepesindeyiz: Cordoba. Sonradan Müslüman olan Fransız düşünür Roger Garaudy adına kurulan vakfın restore ettirdiği bir kule var burada: Torre de la Calahora. Bu müze kulede maketler, teatral görüntüler ve seslerle bu topraklardaki kültürün temelinin İslam’a dayandığı anlatılıyor. Kulenin önünden geçen ve Cordoba’yı da ikiye bölen Guadalquivir’in öte yanında, bugün katedral olarak kullanılan Mezquita (Cami) yükseliyor. Mezquita’nın etrafındaki dar sokaklarda restoran, bar ve turistik eşya satan dükkânlar bulacaksınız. Kentin en önemli özelliği pek çok yapının 10. yüzyıldan bugüne değişmeden kalması. Cordoba, zengin görünümlü bir kent, insanlar şık ve eğlenceli. Kentin çiçek taşan avlu ve sokakları baş döndürücü. Zaten burada her yıl avlu süsleme yarışmaları düzenleniyor. Ünlü ‘torero’ (boğa güreşçisi) Manolete’nin lahtinin bir kopyasıyla onu öldüren boğanın postunun bulunduğu boğa güreşi müzesi ‘Museo Taurino’ ve Katolik hükümdarların 14. yüzyılda yaptırdığı, su terasları ve fıskiyelerle süslü saray-kale ‘Alcazar de los reyes Cristianos’ ise turistler açısından hayli cazip. Eylül ayı ise zaman ötesi coğrafya Endülüs için en uygun zaman

Firmanı Kaydet bizi Twitter da takip et, Facebook da ekle. RSS servisimize üye ol

Cevap bırak.

Yorum yazmak için Giriş yapmalısınız.